Bir intihar öyküsü…

çünkü sen de biliyorsun üzerine gidildikçe deşilecek yara, kanayacak..
daha çok saplayacağım bıçağı karnıma..
bi sağa bi sola, bi mideye bi karaciğere..
sonra biraz daha aşşağı, böbreklere ve bağırsaklara..
nihayet kan akmaya başlayacak, kokacak..
ardından o bağırsakların ağır kokusu yayılacak etrafa..
sonra önce ellerim uyuşacak….

gözlerim kaymaya başlayacak..
net göremez olacağım..
o esnada dizlerimde hal kalmamış olacak..
yere düşeceğim..
bıçağımı sıkmaktan hiç vazgeçmeden..
üşümeye başlayacağım..
uyumak isteyeceğim..
bu kokudan, uyuşmuşluktan ve bitkinlikten kaçmak için tek çarem uyumak gibi gelecek..
uyuduğumda bu son kapatışım olacak gözlerimi..
ya da ben öyle sanacağım..
çünkü ikinci ihtimalde gözlerimi açtığımda 9 Eylül 2004 günü
annem hastanede başucumda uyukluyor olacak..
sonra herkes herşeyi unutacak..
herkes hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam edecek..
herkes rolünü iyi oynayacak bu tiyatroda..
bir ben kalacağım geceleri gözlerini kapadığında o anı tekrar yaşayan..
bir ben kalacağım her gece, keşke o gün ölseydim diye ağlayan..
bir ben kalacağım..
bir de…

Paylaşmak önemsemektir!


Bir intihar öyküsü…” hakkında 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.