cemal süreya

Kültür-Sanat yazılar, makaleler, incelemeler, kültür sanat haberleri..
picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Pazartesi, Ocak 14, 2008 20:50

KISA

Hayat kısa,
Kuşlar uçuyor

Kullanıcı avatarı
divane86
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1555
Kayıt: Salı, Eylül 18, 2007 18:13
İsim: GÜLDEREN
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen divane86 » Cuma, Ocak 18, 2008 01:32

FOTOĞRAF

Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş

Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel

Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
(CEMAL SÜREYA)

derin anlamları olan güzel anlatımlı muhteşem sözler dökülmüş her kalemi eline aldığında sanki... her okuduğumda ayrı tat veren şiirlerin şairlerindendir kendisi...

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Cuma, Ocak 18, 2008 20:05

DİLEKÇE

Sokağımsan
Ben anahtarı çevirdiğim zaman
Kapanan evin kapısı değil,
Senin kapın olsun açılan.

Adresimsen,
Mektuplarım doğru dürüst gelsin;
İki kişi telefonla konuşurken
Olmayalım hemen üç kişi.

Kentimsen,
Başka kentler de girsin araya;
Daha bir sevinçle katılayım,

Şenliğimsen.
Herşeyi yaz tarihimsen,
Ama her bir şeyi;

Dilimsen,
Sen de koru biraz dilliğini.

Düşüncemsen,
Kızkardeşim pencereyi açsın;
Sorguçlu bir ışık aracılığıyla
Günyenisi dolsun içeri.

Uzat saçlarını Frigya,
Yarimsen,
Yurdumsan;
Söz ver Anadolu.

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Pazar, Ocak 20, 2008 22:16

MUT(SUZ)

Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?

yaseminb
Yeni Üye
Yeni Üye
Mesajlar: 8
Kayıt: Cuma, Ocak 11, 2008 11:16
İsim: yasemin
Konum: İstanbul

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen yaseminb » Salı, Ocak 29, 2008 10:59

Üvercinka



Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalanalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil
.

Cemal Süreya

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Salı, Ocak 29, 2008 15:26

KEHANET 1985

Lokman şair senin hayatın
Yedi kırlangıcın hayatı kadar
Altısını ardı ardına yaşadın
Bir kırlangıcın daha var

GULCIN
Üye
Üye
Mesajlar: 664
Kayıt: Perşembe, Aralık 14, 2006 17:31
İsim: Gül

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen GULCIN » Salı, Ocak 29, 2008 20:00

CAMDAN


İçkievinden çıkınca
Camdan
demin oturduğum yere
baktım.

Sigara paketimi
masada unutmuşum.
Sandalyede
Tıpkı benim gibi
Oturuyor boşluğum.

Bir eli alnında
benim gibi.
Ama
biraz daha mı hüzünlü?
Otururken de
Biraz daha mı çıkarıyor
kamburunu?

Biraz daha mı benziyor
babama?

Bir yaş büyüğüm babamdan
ve rüzgar
bir törendeki gibi
çekiştirir durur
yağmurluğumu.

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Çarşamba, Ocak 30, 2008 21:33

BİR KIŞ

Bir kış göğü gibi o saat alçalır ölüm,
Yalnız işitme duyusu kalır ortada.
Asya kentleri yürür dururlar,
Höyükler burnumda hızma.

Uzakta dev bir damla:Pırıl pırıl Pencap!
Tabanlarından kayıp duran sütunlar
Yitmiş bir geleceğin işaret parmakları:
Horasan uykusuna havlayan köpekler, Buhara.

Uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Perşembe, Ocak 31, 2008 19:21

GÜZELLEME


Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların
Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur
Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü
Bak bu sensin çocuğum enine boyuna
Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki
Sabaha kadar koynumda yatmışsın
Bak bende yalan yok vallahi billahi
Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur

İşe bak sen gözlerinde burda
Gözlerinin ucu da burda yaşamaya alışık
İyi ki burda yoksa ben ne yapardım
Bak çocuğum kolların işte çıplak işte
Bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün
Gözlerin sabahın sekizinde bana açık
Ne günah işlediysek yarı yarıya

Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların
Bunların konuşması olur öpmesi olur
Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde
Vapurdaydık vapur kıyıdan gidiyordu
Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu
Uzanmış seni usulca öpmüştüm
Hemen yanımızda balıklar gidiyordu

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Çarşamba, Şubat 6, 2008 20:42

Sokak lambaları yerebatanlar yük kamyonları
Almadan edemeyeceğimiz bir selam gibi
Sırtlar arkalar talvekler duldalar öte yüzler
Ve kuyuya sarkıtılmış bir testinin dibi

Diyor ki değil daha
Vakit var daha

picasso
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1388
Kayıt: Perşembe, Mayıs 3, 2007 13:11
İsim: suat
Konum: İzmir

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen picasso » Cumartesi, Nisan 19, 2008 21:52

Turgut Uyar

Ak odada oturur
Kapısı penceresinden çok

Gözlerinde yıldızlar
Serin yerde durur

Bir elinde kadeh
Öbürünü yarasına bastırır

İnşaattan ses gelir
Bir şeyi okşar gibidir

Uzanıp durmuş mahcup
Işığagöçerin şarkısı

Dönülmez dizeler içinde
Onunkiler gülaçılır

Öldüğü gün
Hepimizi işten attılar.

berraknil
Üye
Üye
Mesajlar: 35
Kayıt: Pazartesi, Haziran 9, 2008 11:54
İsim: nil
Konum: Tekirdağ

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen berraknil » Cumartesi, Haziran 14, 2008 15:25

AŞK

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

CEMAL SÜREYA

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen SERAPben » Perşembe, Kasım 27, 2008 01:14

İKİ KALP

İki kalp arasında en kısa yol;
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen SERAPben » Perşembe, Mayıs 14, 2009 00:48

BİLİYORUM SANA GİDEN

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam bizim için söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla! bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi!

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki!

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem!
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi;

Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri...

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: cemal süreya

Mesaj gönderen SERAPben » Cumartesi, Şubat 27, 2010 15:52

Ülke

Saat Çini vurdu birden
Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan
Kasketimi eğip üstüne acılarımın
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın!
Karanlık her sokaktaydın gizli her köşedeydin
Bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi, mavi
Bir takım genç anneleri uzatırdı bir keman
Sen tutar kendini incecik sevdirirdin
Bir umut, bir misillemeydin yalnızlığa

Yalnız aşkı vardır aşkı olanın
Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın!
Kardeşim olan gözlerini unutamadım
Çocuğum olan alnını,
Sevgilim olan ağzını,
Dostum olan ellerini unutamadım

Karım olan karnını ve önlerini
Orospum olan yanlarını ve arkalarını
İşte bütün bunlarını, bunlarını,bunlarını
Nasıl unuturum, hiç unutamadım!
Kibrit çak masmavi yanardı sesin
Ormanlara ormanlara yüzünün sesi
En gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
Şu karangu, şu acayip, şu asyalı aşkın
Soluğu kesen agulayan ormanlarında
Yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
Ve çırpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
Karadeniz'e karışırdı ordan Akdeniz'e
Ordan da daha büyük sulara

Geceyse ay hemen tazeler minareleri
Kur'an sayfaları satılan sokaklardan
Ölüm bir çeşit sevgiyle uçar
Ölüm uçar çocuk yüzlere
Ben o sokaklardan ne kadar geçtim
Damağımda dilinin yosunlu tadı
Önce buğulu sonra cam gibi parlak, sonra buğulu yine
Bir takım tavşanları andıran, bir takım su hayvanlarını
Pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini
Yani salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi...

Bir başak ufak ufak bildirir Konya'yı
O başakta o Konya'da seni ararım
Ben şimdilerde herşeyi sana bağlıyorum iyi mi
Altın ölçü, çift ölçü ve altın karşılıksız
Para basma yetkisini Fırat'ın suyunu Palandöken'i
Erzincan'ın düzünü, asma bahçelerin dibini
Antalya'nın denizini, o denizin dibini
Beş türlü yengeç yaşıyan sularında
Çağanoz adi pavorya çingene pavoryası, ayı pavoryası bir de çalpara
Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında
Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
Sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya
Yokluğun gayrı şurdan şuraya geldi
Bir günler şölenlerle eğemen ülkende
Şimdi iri gagalı yalnızlıklar dönüyor
N'olur ağzından başlıyarak soyunmaya
Bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme
Çık gel bir kez daha çıkıntılardan
Çık gel bir kez daha bozguna uğrat...