İBRAHİM SADRİ ve ŞİİRLERİ

Kültür-Sanat yazılar, makaleler, incelemeler, kültür sanat haberleri..
Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: İBRAHİM SADRİ ve ŞİİRLERİ

Mesaj gönderen SERAPben » Salı, Mart 3, 2009 01:14

İSTANBUL'A KAR YAĞIYORDU

Yetmiş dokuzun kışıydı,
Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu
Kömür yanıyordu sobalarda.
Geceleri polisler, bekçiler oluyordu,
Bir de biz oluyorduk.
Ölümüne üşüyorduk ha,
Yalan yok,
Polisler de üşüyordu

On altı yaşındaydım
Her şeyi bükecek bileğim vardı
On altı yaşındaydım
Aslan gibi ortadaydım.
Gündüzleri okulda coğrafya defterimin arkasına
Senin için şiirler,
Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için
Kahrolsun yazacak kadar adamdım
On altı yaşındaydım
Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden
Ne de birileri kahroluyordu
Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden
On altı yaşındaydım
Yalan yok

Ben yazmaya böyle başladım
Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti
Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer
Yıkıldı gitti...

Şimdi, güzel kağıtlara yazıyorum,
Kocaman laflar ediyorum
Marşlar biliyordum,
Kitaplar okuyordum,
Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan
Koşarak ve ıslanmadan yaşıyordum bak
İstanbul'u seviyordum
Seni seviyordum
Dualar öğreniyordum
Meydanlarda toplanıp bağırıyordum
Herkes gibiydim,
Herkes kadar cesur,
Herkes kadar korkak,
Herkes kadar filinta delikanlı
Ve herkes kadar buralı...

Yetmiş dokuzun kışıydı,
Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu
Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken
Haliç'in arkasında toplanıyorduk
Gece adamı içine çekiyordu
Biz geceyi içimize çekiyorduk...
En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları
Herkes beni seviyordu...
En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa
Coğrafya defterimin arkasına
Bunu kimse bilmiyordu...

Sizin evin duvarına kahrolsun diye yazıyordum
Ve hızla kaçıyordum
Sizin evin duvarına bir kez olsun
Seni seviyorum diye yazamadım
O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu
Dedim ya;
Yetmiş dokuzun kışıydı
Sertti, soğuktu
İstanbul'a kar yağıyordu...

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: İBRAHİM SADRİ ve ŞİİRLERİ

Mesaj gönderen SERAPben » Cumartesi, Mart 14, 2009 00:53

BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend, hele buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir toprak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
Evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman!
Ayrılık kurşun kadar ağır, gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet
Beni affet!
Kaybetmek için erken
Sevmek için çok geç...

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: İBRAHİM SADRİ ve ŞİİRLERİ

Mesaj gönderen SERAPben » Pazartesi, Eylül 7, 2009 23:07

BİR YASTIKTA

Seni, akşam ilk defa beklemek
Bütün yıldızları, gökyüzünün tamamını
Bir ömrü paylaşacağımız anıları
Getirmeni de bekledim!

Yemeği yapmış olmak
İçinde özlemin, içinde hasretin
Ve bir daha bırakıp gitmeyişin,
Yarım ekmeğin yetmesi bize,
Bir küçük yoğurt alman bize
Belki bir meyve!
Telli duvaklı ilk soframızın üzerine
Senin gelişini koymak önce,
Çorbayı nasıl sevdiğini daha bilmemek,
Daha bilmemek birlikte kahve içermiyiz yemek bitince,
Pencerelerde tutuklu kalmak
Sen gelirsin, belki misafirde gelir
Karşılıklı oturup konuşuruz ordan burdan
Her zaman baktığın gibi
Kaçaman bakman gözlerime,
''Tanıştırayım eşim'' demen
Yüzümün al al olması,
Martıların uçuşması saçlarında

Hatırla ''Benimle evlenir misin?'' derken
Bir şey olması İstanbul'a
Bir yerlerden denizin gelip omuzumuza konması,
Bir kader çiçeğinin yavaşça aramıza sokulması
Eğer istersen gelirken yanında hiçbir şeyin olmaması
Kapı çalması, kapıda senin olman,
Gözlerinde buradayım çiçekleri açması,
İki oda baklasofa
Bütün fotoğrafların tamamlanması

Yaz gelince, kavun kokusu nasıl yayılırsa heryere
Yaz gelince, üsten iki düğmesini nasıl açarsan gömleğinin
Yaz gelince, denize karpuz kabuğu nasıl düşerse
Akşam sen gelince öyle yaz gelmesi gözlerine

''Nasılsın bu akşama?''
''İyiyim'' diyebilmek sadece
Sadece senin yanında iyi olmak,
Ne olacaksa senin yanında olmak,
Ne gelecekse seninle birlikte korkmamak,
Duvara bir çiviyi doğru dürüst çakamamana
Gizlice gülerken
Değme ustalara değişmemek seni
Hiçbir bahaya alıp satmamak seni
Yıllar sonra sararmış birkaç fotoğrafla
Nikah masasını anmak
''Bak bu Hayri amca, Bak Nermin yenge''

Seni, akşam ilk defa beklemek
Bütün yıldızları, gökyüzünün tamamını
Bir ömrü paylaşacağımız anıları getirmeni de beklemek!
Kapı çalması, kapıda senin olman,
Gözlerinde buradayım çiçekleri açması,
İki oda baklasofa
Bütün fotoğrafların tamamlanması
Bir yastıkta!..

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: İBRAHİM SADRİ ve ŞİİRLERİ

Mesaj gönderen SERAPben » Pazartesi, Kasım 9, 2009 02:41

SAAT

Anne sıcak
Anne kum
Oku anne, yoruldum!

Saatimiz kaç
İkindi indi anne
Çöl sıcak
Bizi akşam haberlerine yetiştirmesinler
Söyle onlara
Gece güzel anne
Sen ve ben anne
Böyle güzel!
Oku anne
Ağrımız dinsin
Söyle
Bir de melekler gelsin

Rüzgar anne
Beni tut
Dün dünde kaldı hadi unut
Say ki;
İkimiz için bu dünya
Anne ışığa tut saçlarımı
Anne nura
Anne bir adım daha
Bakarsın sonrası
Sidretül münteha

Anne su
Biraz su anne
Yanmış bir çocuğum ben
Saçları kara
Gözleri kömür
Bizi bir ömür unuttular anne
Al beni koynuna
Sen aşktan da sıcaksın
Dünya kandırmadı beni
Kandırırsan sen kandıracaksın

Anne sıcak
Anne kum
Oku anne, yoruldum!

Gün düşüyor
Yol uzuyor
Ellerime masallar konuyor anne
Kuşların isimlerini öğreten
Sabretmeyi de öğretiyor
Ben toprağı seviyorum anne
Gazeteler gibi aldatmıyor
Büyük meydanlar, kuleler, heykeller gibi
Üstüme düşmüyor
Ben toprağı seviyorum anne
Bana beni anlatıyor!
Bir parça çamur anne
Bir nutfe
Sonrası elest
Çocuğum işte
Aklım bu kadar eriyor

Anne ağlama!
Beni koruyan
Bütün yıldızları koruyor
Ne su karışıyor baldırana
Ne baldıran şifa oluyor
Her şey yerli yerinde duruyor
Saat anne
Galiba saat geliyor
Hadi dayan
Dayan anne
Cennetin yolu buradan geçiyor!

Anne sıcak
Anne kum
Oku anne, yoruldum!..

Kullanıcı avatarı
SERAPben
Takımdan
Takımdan
Mesajlar: 1754
Kayıt: Salı, Şubat 12, 2008 17:06
İsim: SERAP
Konum: Trabzon

Re: İBRAHİM SADRİ ve ŞİİRLERİ

Mesaj gönderen SERAPben » Pazar, Aralık 20, 2009 01:58

PARAMIZ YOKSA HAYSİYETİMİZ VAR

Dünya dediğiniz abiler
aha şu benim yüreğim kadar!
Abiler; hayat dediğiniz
ne kadar gülebiliyorsak o kadar!
Boşverin ötesini
Sallayın gitsin dünyayı
Paramız yoksa da haysiyetimiz var!

Gözünü seveyim zeytinin, taze ekmeğin, çayın
Bakmayın, benim de canım elbet çeker
Şöyle tereyağlı birbuçuk iskender
Yine de olsun
Kesmedikten sonra selamı bakkal Ender
Bi de bizim takıma gol olmadıktan sonra
Ve de en kıyağından
Ve de en ağırından bi şarkı patlatınca Müslüm baba
Ne gam, ne tasa, ne fırtına, ne kar
Boşverin abiler
Paramız yoksa da haysiyetimiz var!

Şimdi beni iyi dinleyin
Canımdan öte ve de
En kıymetli sevdiğim muhterem arkadaşlar
Durumum ortadadır
Hayat bana da sağlamına harbi bi çelme takmıştır!
Nevrim dönmüş, midem bulanmış, gözlerim kararmıştır
Cümlenize olan bilcümle borç edavatım
Üç vakte kadar askıya alınmıştır
Biraz idare edebilirseniz eğer
Bir de kahveci Nuri'den rica edebilirseniz
Kesmezse tavşan kanı günde üç bardak çayı
Elbet bu feleğin paslı çarkı
Birgün benim için de döner ve düşeş gelmese de
Gelirse eğer zarımız mesela bir dubara ve hele de dört cahar
İşi kolayladık sayın
Ve de inanın ki abiler
Paramız yoksa da haysiyetimiz var!

Dalgalan bakalım kızkulesi önündeki dalgalar gibi kalbim!
Hayıflan bakalım;
Hiç kimselere belli etmeden geceleri yorganın altında!
Yazıklan bakalım;
Bu da reva mıdır hayatının baharında bir delikanlıya!
Hep kısa çöpü ben mi çekeceğim
Hep bana mı denk düşecek çarkıfeleğin iflası
Hep ben bileceğim başkaları mı kapacak beşyüz milyarı
Hep ben sevip eller mi alacak Aslı'yı, Leyla'yı
Batsın bu dünya, sende mi leyla, itirazım var yalana dolana
Ve ben böyle dolana dolana
Ellerim cebimde, dudağımda ıslığım,
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Orhan Veli tadında basıp voleyi yürüyeceğim hayatın sonuna kadar
Hiç tasalanmayın abiler
Paramız yoksa da haysiyetimiz var!..